
Adli para cezası, hukuk sistemimizde sıkça karşılaşılan ve hapis cezasına alternatif olarak uygulanan önemli bir yaptırım türüdür. Özellikle daha hafif suçlar için tercih edilen bu ceza, bireylerin suç karşılığında devlete belirli bir miktar para ödemesini zorunlu kılarak ceza hukuku gereğince adaletinin sağlanmasına katkıda bulunur. Hem failin topluma kazandırılması hem de suçun karşılıksız kalmaması amacıyla uygulanan bu para cezası farklı durumlar ve suç tiplerine göre değişiklik gösterir. Bu yazıda, adli para cezası kavramının ne anlama geldiğini ve hukuki süreçte nasıl işlediğini daha yakından inceleyeceğiz.
Adli Para Cezası Nedir?
Adli para cezası, suç işleyen bireylerin belirli bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesini gerektiren bir yaptırım türüdür ve genellikle hafif suçlar için tercih edilen bir cezalandırma yöntemidir. Hapis cezasına alternatif olarak öngörülen bu ceza türü suçun niteliğine, failin mali durumu ve suçtan elde edilen kazanca göre değişkenlik gösterir. Bu sayede para cezası bir yandan suçluyu cezalandırırken öte yandan topluma geri kazandırılma sürecine katkı sunmayı hedefler. Ceza mahkeme tarafından belirlenen ve kanunlarla öngörülen ölçütler çerçevesinde hesaplanarak uygulanır ve belirlenen süre içerisinde ödenmesi zorunludur. Aksi takdirde cezanın hapis cezasına çevrilmesi gibi daha ağır sonuçlarla karşılaşılabilir.
Adli Para Cezasının Toplumsal ve Hukuki Önemi
Adli para cezası, hukuk sisteminde önemli bir yere sahip olmasının yanı sıra toplumsal düzenin korunması açısından da büyük bir rol oynar. Toplumsal olarak baktığımızda suçluların cezalandırılması hem toplumun adalet duygusunu tatmin eder hem de benzer suçları işlemekten caydırıcı bir etki yaratır. Bu bağlamda adli para cezası suçu işleyen bireylerin cezasız kalmamasını sağlar ve aynı zamanda toplumsal barışı korur. Hukuki açıdan ise bu ceza türü orantılılık ilkesine uygun bir şekilde suçun ağırlığına ve failin durumuna göre belirlenerek adaletin sağlanmasına katkıda bulunur. Ayrıca özellikle hapis cezasının birey üzerindeki olumsuz sosyal ve ekonomik etkilerini azaltmak için bir alternatif olarak öne çıkar.
Adli Para Cezasının Uygulama Kapsamı

Adli para cezasının uygulama kapsamı suçun türüne ve failin koşullarına göre geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Genel olarak bu ceza türü hafif suçlar için tercih edilir ve suçlunun suçu işledikten sonra topluma kazandırılmasını amaçlayan bir ceza modeli olarak öne çıkar. Trafik kurallarına aykırı hareket etme, mala zarar verme, basit hakaret, tehdit gibi suçlar adli para cezasının en yaygın uygulandığı suç tipleri arasında yer alır. Sadece hafif suçlarla sınırlı kalmaz; aynı zamanda kısa süreli hapis cezalarının da para cezasına çevrilmesi mümkündür. Özellikle bir yılın altındaki hapis cezaları için mahkemeler, failin durumunu dikkate alarak bu cezayı para cezasına dönüştürebilir. Bu kapsamda mahkeme suçun işleniş biçimini, failin daha önce sabıka kaydının olup olmadığını, suçu işleme nedenini ve failin mali durumunu değerlendirir. Dolayısıyla, para cezası geniş bir uygulama alanına sahip olup ceza adalet sisteminin esnek ve birey odaklı işlemesine olanak tanır.
Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır?
Para cezasının hesaplanması süreci mahkeme tarafından oldukça dikkatli ve kapsamlı bir şekilde yürütülür. Ceza miktarı belirlenirken dikkate alınan en önemli unsurlar arasında, suçun ciddiyeti, failin mali durumu ve suçtan elde edilen maddi kazanç yer alır. Bu faktörlerin her biri adil bir ceza miktarının belirlenmesi açısından büyük önem taşır. Hesaplama kanunlarla belirlenen günlük birim para miktarıyla hesaplanır ve bu miktar suçlunun gelir düzeyine göre değişkenlik gösterebilir. Mahkeme suçluya verilecek cezanın süresini ve günlük para cezasını belirleyerek toplam ceza miktarını hesaplar. Bu süreçte amaç cezanın hem caydırıcı olması hem de failin ödeme gücüne uygun şekilde belirlenmesidir.
Adli Para Cezasının Ödeme Süreci
Adli para cezası mahkeme kararı kesinleştikten sonra belirli bir süre içinde ödenmelidir. Bu süre kanunlarla belirlenmiş olup genellikle birkaç ay ile sınırlıdır. Ceza peşin olarak ödenebileceği gibi bazı durumlarda taksitlendirme imkânı da sunulmaktadır. Mahkeme failin mali durumunu göz önünde bulundurarak taksitli ödeme talebini kabul edebilir ve ödeme planı oluşturabilir. Ancak bu taksit planına uyulmaması ya da cezanın hiç ödenmemesi durumunda daha ciddi sonuçlarla karşılaşılabilir. Ödeme süresi içinde cezanın ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrilmesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle para cezasının zamanında ve eksiksiz bir şekilde ödenmesi büyük önem taşır.
Adli Para Cezasının Ödenmemesi Durumunda Karşılaşılacak Sonuçlar
Para cezasının ödenmemesi durumunda karşılaşılan en ciddi sonuç cezanın hapis cezasına çevrilmesidir. Ceza Kanunu’na göre mahkeme tarafından belirlenen süre içinde ödenmeyen adli para cezası belli bir oranla hapis cezasına çevrilir. Bu durumda cezanın kalan kısmı her bir gün hapis cezasına karşılık gelecek şekilde hesaplanarak hapis cezasına dönüşür. Ödenen kısım ise düşülerek sadece ödenmeyen miktar üzerinden hapis cezası infaz edilir. Bu süreç hem suçlu için ciddi sonuçlar doğurur hem de para cezasının caydırıcılığını artırmayı amaçlar. Bu nedenle para cezasının ödenmesi hem suçlunun özgürlüğünü korumak hem de daha ağır yaptırımlardan kaçınmak açısından büyük bir önem taşır.
Hapis Cezası Yerine Adli Para Cezası Seçeneği

Bazı durumlarda özellikle hafif suçlar söz konusu olduğunda, mahkemeler hapis cezası yerine adli para cezası verme seçeneğini değerlendirebilir. Bu uygulama özellikle kısa süreli hapis cezaları için geçerli olup suçlunun topluma kazandırılması ve hapis cezasının doğuracağı olumsuz sonuçların önüne geçilmesi amacıyla tercih edilmektedir. Hapis cezası yerine para cezasının uygulanması ceza infaz sisteminin üzerindeki yükü azaltırken suçlunun toplumsal hayattan kopmadan rehabilite edilmesine olanak tanır. Ancak bu karar tamamen mahkemenin takdirindedir ve suçun niteliği ile failin durumuna göre şekillenir.
Adli Para Cezasının Ertelenmesi
Para cezasının ertelenmesi mahkemenin bireyin ekonomik durumunu dikkate alarak cezayı belirli bir süre ötelemesi anlamına gelir. Bu karar kişinin mali durumunu düzeltip cezayı daha uygun şartlarda ödeyebilmesi amacıyla verilir. Mahkeme, failin gelir durumu ve yükümlülüklerini değerlendirir, ona belirli bir süre tanır. Erteleme, cezanın ortadan kalkması değil, failin ödeme sorumluluğunu daha uygun koşullarda yerine getirmesine fırsat tanır ve hapis cezası yerine geçerek topluma kazandırılmasına katkı sağlar.
Adli Para Cezasına İtiraz Süreci
İtiraz süreci, mahkeme tarafından verilen cezanın hukuka aykırı olduğunu düşünen bireylerin başvurabileceği bir hak arama yoludur. İtiraz, cezanın tebliğinden itibaren genellikle 7 gün içinde yapılmalı ve üst mahkemeye başvurulmalıdır. Bu süreçte cezanın dayandığı deliller, hukuki gerekçeler ve yargılamada yapılan olası hatalar incelenir. Üst mahkeme, cezanın hukuka uygunluğunu değerlendirir; itiraz haklı bulunursa ceza iptal edilebilir, azaltılabilir ya da aynen onaylanabilir. Bu süreç adil yargılama ve hakların korunması açısından önemli bir denetim mekanizmasıdır.
Adli Para Cezası Yargıtay Kararları
Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, https://karararama.yargitay.gov.tr/ adresinden alınmıştır.
3. Ceza Dairesi 2011/25198 E. , 2011/20799 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak
Sanıklar hakkında 200 … adli para cezası olarak belirlenen temel cezada yapılan artırım ve indirim sırasında sanıklar aleyhine sonuç ceza olarak 5.000 TL adli para cezası yerine 6.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilerek fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ,…, …, …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322.maddesi gereğince hüküm fıkrasında “Sanıkların kasten yaralama suçunu bıçakla işledikleri anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 86/3-e maddesi gereğince sanıklara verilen cezada ½ oranında artırım yapılarak 400 … karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilen fıkradaki 400 … karşılığı adli para cezası ifadesinin 300 … karşılığı adli para cezası şeklinde, sanıkların duruşmalardaki iyi halleri………..sanıklara verilen cezada TCK.62/1 maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılarak 333 … karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilen fıkradaki 333 … karşılığı adli para cezası ifadesinin 250 … karşılığı adli para cezası şeklinde ve sanıklara neticeten günlüğü 20 TL’den toplam 6.600 TL adli para cezasının, 5.000 TL adli para cezası” şeklinde düzeltilerek hükmün isteme uygun DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Ceza Dairesi 2013/29752 E. , 2015/4279 K.
“İçtihat Metni”
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısının, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında, TCK’nın 61/8. maddesi uyarınca, adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında belirlenen cezasından TCK’nın 62. maddesi uyarınca yapılan indirimde 6 ay 20 gün adli para cezası yerine eksik ceza tayini ile sonuçta 4.000-TL adli para cezası yerine yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısımlarında “4 ay adli para cezası” yerine “120 gün adli para cezası”, “8 ay adli para cezası” yerine “240 gün adli para cezası”, “6 ay 20 gün adli para cezası” yerine “200 gün adli para cezası”, “2.000-TL adli para cezası” ibaresi yerine “4.000-TL adli para cezası” yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Berre Olcay, 2015-2020 yılları arasında Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hukuk Lisans eğitimini tamamlamıştır. 2018-2019 yılları arasında İstanbul Barosu tarafından düzenlenen Yasal İngilizce ve Terminoloji Sertifika Programı’na katılarak, yedi ay süren eğitim sonunda sertifikasını almıştır. 2016 yılında İrlanda’da bulunan EF Executive Language Institute’da İngilizce dil yeteneklerini geliştirmiş ve C1 seviyesinde İngilizce sertifikası almıştır. İstanbul ve Bursa’da faaliyet gösteren Berre Olcay hem yerli hem de yabancı müvekkillere yönelik kapsamlı çözümler sunmaktadır.