
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca eşlerin boşanma ve boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde tam bir uzlaşma sağlamaları durumunda hızlı bir şekilde sonuçlanan bir süreçtir. Bu süreçte nafaka konusunun netleştirilmesi büyük önem taşır, çünkü protokolde yer almayan hususlar ileride sorunlara neden olabilir. Nafaka hem eşlerin hem de çocukların ekonomik güvenliğini sağlama amacını taşır. Bu yazımızda anlaşmalı boşanmada nafaka ile ilgili tüm detayları ele alacağız.
Anlaşmalı Boşanmada Yoksulluk Nafakası Talep Edilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan tarafa, diğer eşin mali gücü oranında ödemekle yükümlü olduğu bir nafaka türüdür. Bu nafaka türünün şartları ise şu şekildedir:
- Yoksulluğa Düşme: Nafaka talep eden eşin, boşanma sonrası ekonomik anlamda yoksulluğa düşeceğini ispat etmesi gerekir. Bu durum; gelir yetersizliği, mesleki yetersizlik veya sağlık sorunları gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.
- Kusur Durumu: Nafaka talep eden tarafın, boşanma konusunda diğer eşe oranla daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Örneğin, sadakatsizlik nedeniyle kusurlu bulunan bir eş, yoksulluk nafakası talep edemez.
Yoksulluk nafakası talep edilip edilmeyeceği anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça belirtilmelidir. Örnek:
- “Eşlerden biri, diğer eşe aylık 5.000 TL yoksulluk nafakası ödeyecektir. Bu nafaka her ayın 5’inde banka hesabına yatırılacaktır.”
Eğer taraflar yoksulluk nafakası istemiyorsa bu durum da açıkça yazılmalıdır. Örnek:
- “Taraflar birbirlerinden yoksulluk nafakası talebinde bulunmayacaklarını kabul etmişlerdir.”
Anlaşmalı Boşanmada İştirak Nafakası Talep Edilebilir mi?

İştirak nafakası, boşanma sonrasında velayeti kendisine bırakılan eşin, çocuğun bakım, eğitim ve gelişim masraflarını karşılamak üzere diğer eşten talep ettiği nafakadır. Bu nafaka türünün şartları şu şekildedir:
- Velayet hakkı bir ebeveyne verilmiş olmalıdır.
- Çocuğun yaşadığı ihtiyaçlara (gıda, barınma, eğitim vb.) uygun bir nafaka belirlenmelidir.
- Nafaka ödeyen eşin mali gücü dikkate alınır.
Protokolde iştirak nafakası miktarı açıkça belirtilmelidir. Miktar, çocuğun ihtiyaçları ve eşlerin mali durumuna göre değişir. Örnek:
- İlkokul çağındaki bir çocuk için: Aylık 3.000 TL
- Üniversite çağındaki bir çocuk için: Aylık 5.000 TL
Protokole şu şekilde bir madde eklenebilir:
- “Tarafların ortak çocuğu adına iştirak nafakası olarak, baba tarafından her ay 2.000 TL, velayet hakkı anneye bırakıldığı için annenin banka hesabına yatırılacaktır.”
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Talebi
Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken, tarafların nafaka talepleri ayrıntılı ve net bir şekilde ifade edilmelidir. Aksi halde protokolde belirtilmeyen talepler ileride geri dönülmesi zor hak kayıplarına neden olabilir.
Protokolde şu sorular netleştirilmelidir:
- Hangi nafaka türleri (yoksulluk/iştirak) talep edilmektedir?
- Nafaka miktarı ne kadar olacaktır?
- Ödeme şekli nasıl olacaktır? (Banka havalesi, elden ödeme vb.)
Örnek bir düzenleme:
- “Eşlerden biri, boşanma sonrası aylık 4.000 TL yoksulluk nafakası alacaktır. Ayrıca ortak çocuk için 2.500 TL iştirak nafakası ödenecektir. Bu miktar her ayın ilk 5 günü içerisinde annenin banka hesabına yatırılacaktır.”
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Ne Kadar Olmalıdır?

Nafaka miktarını belirlerken, şu kriterler dikkate alınır:
- Gelir Durumu: Nafaka ödeyecek eşin gelir düzeyi, aylık giderleri ve borçları.
- Yaşam Standartları: Tarafların boşanmadan önceki yaşam standartları.
- Çocukların İhtiyaçları: Çocuğun yaşı, eğitim seviyesi ve özel ihtiyaçları.
Örnek:
- Nafaka ödeyecek eşin aylık geliri 15.000 TL ise yoksulluk nafakası genellikle bu gelirin %10-20’si oranında belirlenir.
Protokole şu şekilde bir madde eklenebilir:
- “Tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak, nafaka miktarları aylık 2.000 TL yoksulluk nafakası ve 1.500 TL iştirak nafakası olarak belirlenmiştir.”
Anlaşmalı Boşanma Nafaka Miktarı
Mahkeme, tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde belirlediği nafaka miktarını ancak açıkça adaletsiz bir durum varsa değiştirebilir. Örneğin, protokolde çok düşük bir iştirak nafakası öngörülmüşse hakim çocuğun menfaatini korumak adına bu miktarı artırabilir.
Anlaşmalı Boşanma Sonrası Nafaka Artırım / Azaltım Davası
Nafaka miktarını artırmak veya azaltmak isteyen taraf, nafaka artırım/azaltım davası açabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 176/4. maddesi bu konuda rehberlik eder.
Nafaka alacaklısı, şu durumlarda artırım talep edebilir:
- Çocuğun eğitim masraflarının artması.
- Hayat pahalılığı ve ekonomik koşulların kötüleşmesi.
- Nafaka ödeyen eşin gelirinin artması.
Nafaka borçlusu, şu durumlarda azaltım talep edebilir:
- Kendi gelirinin azalması veya işsiz kalması.
- Başka bir evlilik yapması veya yeni yükümlülükler altına girmesi.
Eşler Karşılıklı Olarak Nafaka İstemiyor İse Ne Yapılmalı?
Eğer taraflar karşılıklı olarak nafaka istememekte mutabıksa bu durum protokole açıkça yazılmalıdır. Örnek
- “Taraflar birbirlerinden yoksulluk ve iştirak nafakası talebinde bulunmamaktadır. İleride de herhangi bir nafaka talebinde bulunmayacaklarını kabul ve taahhüt etmişlerdir.”
Bu düzenleme, ileride açılabilecek nafaka davalarını engeller.
Sonuç olarak anlaşmalı boşanmada nafaka düzenlemesi, tarafların gelecekteki mali durumlarını güvence altına almak açısından kritik bir öneme sahiptir. Protokol hazırlanırken bir boşanma avukatından hukuki destek alınması, tarafların hak kaybını önlemek adına önemlidir.

Berre Olcay, 2015-2020 yılları arasında Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hukuk Lisans eğitimini tamamlamıştır. 2018-2019 yılları arasında İstanbul Barosu tarafından düzenlenen Yasal İngilizce ve Terminoloji Sertifika Programı’na katılarak, yedi ay süren eğitim sonunda sertifikasını almıştır. 2016 yılında İrlanda’da bulunan EF Executive Language Institute’da İngilizce dil yeteneklerini geliştirmiş ve C1 seviyesinde İngilizce sertifikası almıştır. İstanbul ve Bursa’da faaliyet gösteren Berre Olcay hem yerli hem de yabancı müvekkillere yönelik kapsamlı çözümler sunmaktadır.