
Boşanma davalarında eşlerin karşılıklı iddialarını ispat etme çabası, delil sunumunun hukuki açıdan önemini artırmaktadır. Bu kapsamda özellikle telefon kayıtlarının delil olarak sunulması sıkça gündeme gelmektedir. Telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, sosyal medya yazışmaları ve çağrı detay dökümleri gibi iletişim araçlarına dair kayıtlar, eşler arasındaki sadakatsizlik, kötü muamele veya diğer evlilik birliğini temelinden sarsan olayların ispatında önemli rol oynayabilmektedir. Ancak bu tür kayıtların hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği, mahkemede delil olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirleyen temel unsurlardan biridir. Boşanma avukatı, bu süreçte müvekkillerine hukuki strateji oluştururken delillerin niteliğini ve mahkemeye sunulabilirliğini titizlikle değerlendirmelidir.
Türk hukuk sisteminde delillerin elde edilme şekli, hukuka uygunluk bakımından titizlikle değerlendirilir. Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller, Anayasa’nın 38. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi uyarınca yargılamada dikkate alınmamaktadır. Bu nedenle boşanma davalarında telefon kayıtlarının delil olarak kabulü hususunda mahkemelerin yaklaşımı, Yargıtay kararları doğrultusunda şekillenmektedir. Yargıtay, kararlarında iletişim kayıtlarının özel hayatın gizliliği ve kişisel veri koruması ilkeleriyle çatışıp çatışmadığını dikkatle incelemektedir. Bu yazımızda sizlere boşanma davasında telefon kayıtları ile ilgili Yargıtay kararlarını sunacağız.
Boşanma Davasında Telefon Kayıtları ile İlgili Yargıtay Kararları
Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, https://karararama.yargitay.gov.tr/ adresinden alınmıştır.
2. Hukuk Dairesi 2022/3734 E., 2022/6108 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından zinaya dayalı davasının reddi, erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, davacı-karşı davalı erkek ile davalı-karşı davacı kadının TMK m.166/1’e dayalı davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine, kadının zinaya dayalı davasının ise reddine karar verilmiş, karara karşı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince kadının istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-karşı davacı kadın, zina hukuki nedenine dayalı olarak açtığı boşanma davasında delil olarak, erkek tarafından kullandığı bilinen telefon numarasına ait HTS kayıtlarına dayanmış ve aşamalarda telefon dökümleri üzerindeki incelemenin dava tarihinden geriye doğru 2 yılı kapsayacak şekilde yapılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesince ilgili GSM operatörüne müzekkere yazılarak davacı-karşı davalı erkek tarafından kullanılan telefon numarasına ait kayıtlar dosya içeriğine kazandırılmış ise de; ilgili operatörce iki aylık kısa bir zaman dilimini kapsayacak şekilde gönderilen HTS dökümleri üzerinde yapılan inceleme kadının zina davası hakkında hüküm kurmak için yeterli değildir. O halde; kadının iddiaları doğrultusunda dava tarihinden itibaren geriye dönük 2 yıla ait telefon dökümleri üzerinde yapılacak incelemeyle ve özellikle erkeğin mutad dışı görüşmelerinin bulunduğu “62 03” ile biten telefon numarasının kime ait olduğu yönündeki araştırmanın sonucuna göre tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre, kadının TMK 166/1 maddesine dayalı davasında verilen boşanma hükmünün kesinleştiği de dikkate alınarak, kadının ve erkeğin davaları hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinden diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 22.06.2022 (Çrş.)
2. Hukuk Dairesi 2021/9054 E., 2022/49 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince her iki davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi hükmünü her iki taraf istinaf etmiş, bölge adliye mahkemesince kadının istinaf talepleri reddedilmiş, erkeğin istinaf taleplerinin kabulüyle davalı-karşı davacı kadın tam kusurlu kabul edilerek erkeğin boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesi ile diğer iddiaları yanında eşinin sadakatsiz olduğu iddiasını ileri sürmüş ve delil olarak telefon iletişim kayıtlarına dayanmıştır. Dosya kapsamında yer alan telefon iletişim kayıtlarına davalı-karşı davacı kadın tarafından kullanılan numaralı telefon hattı ile sonu 43 30 ile biten numaralı telefon hattı arasında sık ve uzun süreli görüşmeler yapıldığı tespit edilmiş, davalı-karşı davacı kadının görüşme yaptığı bu telefon hattının sahibinin tespiti için Turkcell İletişim Hizmetleri Anonim Şirketine yazılan müzekkerenin cevabında 31.05.2017 tarihinden dava tarihi olan 28.12.2017 tarihine kadar dönem itibarıyla herhangi bir abone kaydının olmadığı belirtilmiş, davalı-karşı davacı kadın vekili 28.05.2019 havale tarihli beyan dilekçesiyle bahsedilen numaranın müvekkilinin eski eşinin gelini olduğunu belirttiği N. isimli kişi tarafından kullanıldığını beyan etmiş ve bu numaranın kime ait olduğunun araştırılmasını talep etmiş, davacı-karşı davalı erkek vekili ise 04.07.2019 havale tarihli beyan dilekçesiyle sonu 43 40 ile biten numaranın B.A. isimli kişi tarafından kullanıldığını iddia ederek diğer GSM operatörlerine müzekkere yazılarak kime ait olduğunun tespiti için müzekkere yazılmasını talep etmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince bu konuda araştırma yapılmaksızın hüküm tesis edilmiştir. O halde yukarıda belirtilen telefon numarasının kime ait olduğu ilgili yerlerden sorulmak suretiyle gelecek cevaba göre, tanık beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 17.01.2022 (Pzt.)

2. Hukuk Dairesi 2021/9308 E., 2021/9717 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri ve manevî tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı olarak karşılıklı boşanma davaları ikâme edilmiş, ilk derece mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği ve kadını takip ederek onu huzursuz ettiği gerekçesiyle tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek; erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulü ile boşanmaya ve fer’ilerine ilişkin hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile reddedilen manevî tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen nafakalar ve tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2019/7060 esas ve 2020/617 karar sayılı ilamı ile; “davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen kusurları yanında; davacı-karşı davalı kadının da davalı-karşı davacı erkeğin telefonuna mesajlar çekerek hakaret ettiğinin anlaşıldığı gibi davalı-karşı davacı erkeğin delil olarak dayandığı 0544…2580 nolu telefon hattına ait cd’nin çözümünün yapılmadığı ve çözümü yapılan diğer telefon hattının sıklıkla görüşme yaptığı numaraların kime ait olduğunun da araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece bahsi geçen telefon numarasının cd çözümünün yaptırılarak, çözümü yapılan diğer telefon hattının sıklıkla görüşme yaptığı numaraların kime ait olduğunun da araştırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek erkeğin boşanma davası hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle ilgili bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuş ve bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahalli mahkeme tarafından bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma kararına uyularak, bozma sonrası kadının kullandığı telefon hattına ait cd’nin çözümü ile telefon kayıtları yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu kadının … adlı kişi ile görüştüğü tespit edilmiş ve erkeğin tanık beyanları ile bu husus doğrulanmış ise de bu olaylar sonrasında tarafların tekrar bir araya gelerek evlilik birliklerini sürdürdüklerinin sabit olduğu, affedilen tarafın affedilen vakıalara dayalı olarak dava açamayacağı, kadının sadakat yükümlüğünü ihlal ettiğine dair başkaca herhangi bir delilin ortaya konulamamış olması nedeniyle evlilik birliğinin sona ermesinde kadının kusurlu olduğunu ispat olunamadığı kanaatine varılarak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği gerekçesiyle tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek; erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulü ile boşanmaya ve kadının manevî tazminat talebinin ve kendisi için nafaka taleplerinin reddine, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuklar yararına nafakaya ilişkin hüküm kurulmuştur. Karar taraflarca yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve Dairemizin uyulan bozma ilamı ile; davacı-karşı davalı kadının erkeğe hakaret ettiği, davalı-karşı davacı erkeğin de birlik görevlerini yerine getirmediği ve kadını takip ederek onu huzursuz ettiği anlaşılmaktadır. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek de dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilecek yerde, davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, oy birliğiyle karar verildi. 20.12.2021 (Pzt.)
2. Hukuk Dairesi 2015/19875 E., 2016/12496 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davacının iki haftalık kesin süre içerisinde delil ve tanık bildirmediğinden bahisle boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de ; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalının cevap dilekçesinde; … isimli şahıs ile telefonla konuştuğunu ve müşterek çocuğu da alarak yüz yüze görüşmeye gittiğini ve bu görüşmenin duygusal bir yön içermediğini beyan ettiği, böylelikle… isimli şahıs ile telefonla konuştuğunu ve görüştüğünü ikrar ettiği, ayrıca dosya arasına alınan telefon kayıtlarında da davalı kadının… isimli şahısla olağanının dışında konuşma kayıtlarının olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, kadının cevap dilekçesindeki beyanı ve telefon kayıtları nazara alındığında davalının güven sarsıcı davranış içerinde bulunduğunun ve mevcut dosya kapsamına göre de erkeğin iddiasının ispatladığının kabulü gerekir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen bu duruma göre, erkeğin davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.06.2016 (Salı)

Berre Olcay, 2015-2020 yılları arasında Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hukuk Lisans eğitimini tamamlamıştır. 2018-2019 yılları arasında İstanbul Barosu tarafından düzenlenen Yasal İngilizce ve Terminoloji Sertifika Programı’na katılarak, yedi ay süren eğitim sonunda sertifikasını almıştır. 2016 yılında İrlanda’da bulunan EF Executive Language Institute’da İngilizce dil yeteneklerini geliştirmiş ve C1 seviyesinde İngilizce sertifikası almıştır. İstanbul ve Bursa’da faaliyet gösteren Berre Olcay hem yerli hem de yabancı müvekkillere yönelik kapsamlı çözümler sunmaktadır.