boşanma davasında velayet

Boşanma süreci hem ebeveynler hem de çocuklar için zorlayıcı bir süreç olabilir. Bu sürecin en önemli adımlarından biri, çocuğun velayetinin kime verileceğinin belirlenmesidir. Boşanma davasında velayet hakkı, çocuğun bakımını ve ihtiyaçlarını kimlerin karşılayacağını düzenler. Aile hukuku kapsamında değerlendirilen velayet davaları, çocuğun üstün yararını gözetmek adına son derece titizlikle ele alınır. Boşanma sırasında velayetin nasıl belirleneceği, hangi durumlarda değişeceği gibi konular ebeveynler için kritik önem taşır. Bu yazımızda boşanma davasında velayet hakkında merak edilen temel bilgileri detaylı bir şekilde ele alacağız.

Boşanma Davasında Velayet Nedir?

Boşanma davasında velayet, çocuğun bakım, gözetim, eğitim ve genel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olan tarafın belirlenmesidir. Boşanma avukatı ile bu süreçte yapılan görüşmeler, velayet konusunda ebeveynlerin hakları ve sorumlulukları hakkında yol gösterici olabilir. Evlilik birliği devam ettiği sürece anne ve baba bu hakları birlikte kullanırken, boşanma sonrasında velayet, genellikle ebeveynlerden birine devredilir. Velayet, çocuğun üstün yararını gözeterek, bedensel, zihinsel ve duygusal gelişiminin sağlanmasına yönelik hak ve sorumlulukların bütünüdür. Çocuğun sağlık, eğitim, yaşam koşulları gibi temel haklarının korunması için velayet kararı büyük önem taşır.

Velayet hakkı, çocuğun kişisel gelişimi üzerinde önemli bir rol oynar ve boşanma davasında velayet konusundaki kararlar hakim tarafından alınır. Velayet, hem yasal bir hak hem de çocuğun hayatı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Hakim, karar verirken çocuğun üstün yararını dikkate alarak ebeveynlerin sosyo-ekonomik durumları, çocuğun ihtiyaçları ve bakım koşulları gibi faktörleri göz önünde bulundurur.

Boşanma Davasında Velayetin Belirlenmesi

bosanma davasinda velayet hakki

Boşanma davasında velayetin belirlenmesi, çocuğun hangi ebeveynde kalacağına karar verilmesi anlamına gelir. Mahkeme, velayet kararını verirken çocuğun üstün yararını gözetir. Velayet kararı verilirken çocuğun yaşı, sağlık durumu, anne ve babanın sosyo-ekonomik koşulları, eğitim ihtiyaçları ve duygusal gelişimi dikkate alınır. Hakim ayrıca çocuğun boşanmadan önce hangi ebeveynle daha yakın bir ilişki kurduğunu, hangi ebeveynin daha fazla sorumluluk üstlendiğini ve çocuğun hangi ortamda daha sağlıklı bir gelişim gösterebileceğini değerlendirir.

Çocuğun yaşı, velayet kararında önemli bir etkendir. Küçük yaşlarda çocukların bakıma daha fazla ihtiyaç duyması sebebiyle velayet genellikle anneye verilir. Ancak anne ya da babanın çocuğa bakamayacak durumda olması halinde velayet diğer tarafa verilebilir. Velayet belirlenirken en temel ilke, çocuğun üstün yararıdır.

Boşanma Davasında Ortak Velayet Mümkün mü?

Boşanma davasında ortak velayet, iki ebeveynin de çocuğun bakım ve eğitimine birlikte karar verdiği bir sistemdir. Türk hukuk sisteminde ortak velayet, her ne kadar yaygın olmasa da bazı durumlarda mümkün olabilmektedir. Özellikle anlaşmalı boşanma davalarında, ebeveynlerin ortak velayet talebinde bulunması halinde mahkeme bu talebi değerlendirebilir.

Ortak velayet, özellikle çocuğun her iki ebeveyn ile de sürekli temas halinde olmasını sağlamak ve onun duygusal gelişimini desteklemek açısından önemlidir. Ancak bu durumda ebeveynlerin iyi bir iletişim ve iş birliği içinde olmaları gerekmektedir. Ortak velayet, çocuğun menfaati gözetilerek, ebeveynlerin velayet hakkı kapsamındaki sorumlulukları birlikte üstlenmesi anlamına gelir. Her iki ebeveyn de çocuğun eğitimi, sağlığı ve günlük hayatıyla ilgili kararları birlikte alır.

Boşanma Davasında Velayet Hangi Durumlarda Değişir?

Velayet kararı, mahkeme tarafından kesin olarak verilse de zamanla değişen koşullar nedeniyle yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Boşanma davasında velayet, belirli durumların gerçekleşmesi halinde değiştirilebilir. Velayet hakkı verilen ebeveynin çocuğa gerekli bakım ve ilgiyi göstermemesi, çocuğun sağlığını ve güvenliğini tehdit eden bir ortamda bulunması ya da çocuğun yaşam standartlarının olumsuz etkilenmesi gibi durumlarda velayet kararı yeniden gözden geçirilebilir.

Velayetin değiştirilmesi için annenin veya babanın başkasıyla evlenmesi, ekonomik koşulların değişmesi, ebeveynlerden birinin sağlık sorunları yaşaması gibi durumlar da dikkate alınır. Bu gibi durumlarda velayet hakkına sahip olmayan taraf, velayetin kendisine verilmesi talebinde bulunabilir.

Boşanma Davasında Velayet ve Kişisel İlişki Kurma Hakkı

Boşanma davasında velayet hakkı hangi tarafa verilirse verilsin, diğer ebeveyn çocuğuyla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. Mahkeme, velayet hakkını bir tarafa devrederken diğer ebeveynle çocuğun düzenli görüşebilmesi için bir kişisel ilişki düzenlemesi yapar. Kişisel ilişki kurma hakkı, çocuğun her iki ebeveyn ile de sağlıklı bir ilişki sürdürmesini sağlamak amacıyla düzenlenir.

Mahkeme, kişisel ilişki kurma hakkını belirlerken çocuğun üstün yararını gözetir ve görüşme günleri, saatleri gibi detayları netleştirir. Bu görüşme düzeni, çocuğun duygusal gelişimi açısından oldukça önemlidir. Ebeveynler arasında bu konuda anlaşmazlık yaşanması halinde mahkeme, çocuğun menfaatine en uygun kararı verir.

Boşanma Davasında Velayet ve Nafaka İlişkisi

Boşanma davasında velayet kararı, nafaka ile doğrudan ilişkilidir. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katkı sağlamak amacıyla nafaka ödemek zorundadır. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ve velayet hakkına sahip ebeveynin gelir durumu göz önünde bulundurularak belirlenir. Çocuğun sağlık, eğitim ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ödenen nafaka, çocuğun yaşına ve gelişim sürecine göre arttırılabilir.

Velayet hakkı kimde olursa olsun, diğer taraf nafaka ödemekle yükümlüdür. Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken çocuğun bakım giderlerini ve ebeveynlerin maddi durumunu dikkate alır. Bu nafaka, çocuğun gelecekteki eğitim ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir unsurdur.

Boşanma Davasında Velayet Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davalarında velayet hakkı, en önemli ve en fazla tartışmaya yol açan konulardan biridir. Ebeveynler, çocuklarının geleceği ve bakımı konusunda en doğru kararı vermeye çalışırken, bu süreçte hukuki haklarını bilmek büyük önem taşır. Velayetle ilgili olarak sıkça sorulan sorular, sürecin nasıl ilerlediği, hakimin nelere dikkat ettiği ve tarafların ne gibi haklara sahip olduğu konularında rehberlik eder. Aşağıda, boşanma davasında velayet hakkı ile ilgili en çok sorulan sorulara yanıtlar bulabilirsiniz.

Velayet Hangi Durumlarda Babaya Verilir?

Boşanma davasında velayet genellikle küçük yaştaki çocuklar için anneye verilir. Ancak bazı durumlarda velayet babaya da verilebilir. Örneğin, annenin çocuğun sağlığına, eğitimine ya da ahlaki gelişimine zarar verebilecek bir yaşam sürmesi veya annenin çocuğa gerekli ilgiyi göstermemesi gibi durumlarda velayet babaya bırakılabilir. Ayrıca çocuğun yaşı büyükse ve babasıyla yaşamak istediğini beyan ederse, mahkeme çocuğun bu talebini de dikkate alabilir.

Velayet Kararı Nasıl Temyiz Edilir?

Boşanma davasında velayet kararı, taraflarca temyiz edilebilir. Mahkeme tarafından verilen velayet kararı, Yargıtay’a götürülerek temyiz edilebilir. Temyiz sürecinde taraflar, mahkeme kararının yanlış olduğunu iddia ederek, kararı bozmak için gerekçelerini sunarlar. Velayet kararının temyiz edilebilmesi için belirli süreler içerisinde itirazda bulunulması gerekmektedir.

Çocuğun Velayetini Almak için Hangi Belgeler Gereklidir?

Boşanma davasında velayet talebinde bulunurken, çocuğun velayetini almak isteyen tarafın mahkemeye bazı belgeler sunması gerekmektedir. Bu belgeler arasında tarafların sosyo-ekonomik durumlarını gösteren belgeler, çocuğun sağlık durumu ile ilgili raporlar, çocuğun eğitim durumu ile ilgili bilgiler yer alır. Ayrıca tarafların birbirlerine karşı sunduğu iddiaları destekleyecek tanık ifadeleri ve diğer deliller de mahkemeye sunulabilir.

Boşanma Sonrasında Velayet Hakkı Geri Alınabilir mi?

Boşanma davasında velayet hakkı bir kez belirlendikten sonra, bazı durumların değişmesiyle birlikte geri alınabilir. Eğer velayet hakkı verilen ebeveyn çocuğa yeterli bakım ve ilgiyi göstermiyorsa ya da çocuğun güvenliği tehlike altında ise, diğer taraf velayet hakkını geri almak için mahkemeye başvurabilir. Mahkeme, çocuğun üstün yararını gözeterek velayetin değiştirilip değiştirilmeyeceğine karar verir.

Boşanma davasında velayet, çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesi için kritik bir konudur. Bu nedenle, ebeveynlerin boşanma sürecinde velayetle ilgili tüm yasal süreçleri dikkatle takip etmeleri ve çocuğun üstün yararını ön planda tutmaları büyük önem taşır.

Boşanma Davası Velayet Hakkı Yargıtay Kararı

Aşağıda yer alan Yargıtay kararı, https://karararama.yargitay.gov.tr/ adresinden alınmıştır.

2. Hukuk Dairesi 2012/26694 E. , 2013/19552 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: Akşehir 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

TARİHİ: 07.11.2012

NUMARASI: Esas no:2012/134 Karar no:2012/112

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı, davalı tarafından açılan boşanma davası sonucunda, boşanmalarına karar verildiğini, kararla müşterek çocuk 2007 doğumlu B.H.nin velayetinin anneye bırakıldığını ve bu çocukla kendisi arasında kişisel ilişki tesis edildiğini, boşanma kararının henüz kesinleşmediğini, ne var ki, annenin, çocukla kişisel ilişkisini engellediğini, velayeti kendisinde olan diğer kardeşiyle görüşmesine de engel çıkardığını, bu yaştaki çocuğu evde yalnız bırakıp işe gittiğini, ileri sürerek; boşanma kararı verilmesinden sonra gerçekleşen bu hadiselere dayanarak küçüğün velayetinin annesinden alınıp kendisine verilmesini istemiş; mahkemece; ” boşanma kararının henüz kesinleşmediği ve derdest olduğu, o kararda çocuğun velayeti hususunun hüküm altına alındığı” gerekçe gösterilerek, derdestlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.

Derdestlikten söz edilebilebilmesi için, aynı taraflar arasında, aynı sebebe dayalı olarak ve aynı konuda açılmış bir davanın mevcut ve görülmekte olması gerekir. Önceki dava, boşanmaya, eldeki dava ise velayetin anneden alınıp babaya verilmesi isteğine ilişkindir. Başka bir ifade ile her iki davanın talep sonucu farklıdır, bu yüzden de aynı dava değildir. Boşanma kararıyla velayet hususunun hüküm altına alınmış olması, boşanma sebebiyle velayetin eşlerden birine verilmesi yönündeki yasal zorunluluğunun bir gereği olup, oradaki düzenleme, davadan önceki ve boşanma davası karara bağlanıncaya kadar ki tespit edilen olgulara dayanmaktadır. Bu sebeple, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi isteğine ilişkin bu dava bakımından; davacı açıkça boşanma kararı verilmesinden sonra gerçekleşen hadiselere dayandığına göre, derdest dava olduğundan söz edilemez. Velayetin boşanma davası içinde düzenlenmiş olması, bu davanın görülmesine engel teşkil etmez. O halde, işin esasının incelenmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.07.2013(Salı)