evlilik iptal davası

Evliliğin iptali davası, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş, evlilik birliğinin hukuken geçersiz sayılması amacıyla açılan önemli bir dava türüdür. Bu davalar, evlilik sırasında mevcut olan hukuki sakatlıkların tespiti ile baştan itibaren evliliğin yok hükmünde sayılmasını sağlar. İptal davası, evlilik birliğinin boşanma davasından farklı olarak sona ermesini değil, hiç var olmamış sayılmasını amaçlar. Kimlerin bu davayı açabileceği, hangi şartların aranacağı, dava süreci ve süre sınırları gibi konular, bu hukuki sürecin kritik detaylarını oluşturur. Yazımızda bu dava türüne ilişkin temel kavramları, başvuru sürecini, iptal nedenlerini ve Yargıtay kararlarından örnekleri ele alarak okuyucularımızı kapsamlı bir şekilde bilgilendireceğiz.

Evliliğin İptal Davası Nedir?

Evliliğin iptal davası, Türk Medeni Kanunu’na göre, bir evliliğin baştan itibaren geçersiz sayılmasını sağlamak amacıyla açılan hukuki bir dava türüdür. Bu davada evlilik birliğinin kurulduğu tarihten itibaren hukuken yok sayılması talep edilir. İptal kararı, evliliğin geçersizliğini geriye dönük olarak etkiler ve taraflar, hiç evlenmemiş kabul edilir. Ancak iptal edilen evliliğin bazı hukuki sonuçları, tarafların iyi niyetli olup olmamasına göre değişiklik gösterebilir.

Evlilik İptal Davasını Kimler Açabilir?

Evliliğin iptal davasını, Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen şartlar çerçevesinde yalnızca belirli kişiler açabilir. Bunlar:

  • Eşlerden biri: Kendi rızası dışında bir evlilik yapmışsa ya da evlilik iradesi sakatlanmışsa.
  • Cumhuriyet savcısı: Kamu düzenini ilgilendiren geçersizlik durumlarında.
  • Bazı durumlarda ilgililer: Örneğin, bir akıl hastasıyla evlilik yapılmışsa belirli kişilerin dava açma hakkı vardır.

Bu kişilerin dava açma hakkı, evlilikteki geçersizliğin türüne göre değişebilir. Kanunda ayrıntılı olarak düzenlenen bu hak, sürelere bağlıdır ve zamanında kullanılmalıdır.

Dava Nasıl Açılır?

Bu dava, aile mahkemesinde açılır. Dava açmak isteyen kişi, dilekçesiyle birlikte gerekli belgeleri mahkemeye sunmalıdır. Dava süreci ise aşağıdaki gibidir.

  1. Dilekçe hazırlanması: Hukuki gerekçeler ve iptal nedenleri açıkça belirtilmelidir.
  2. Delillerin toplanması: Evliliğin iptaline neden olan durumları ispatlayacak belgeler ve tanıklar sunulmalıdır.
  3. Mahkeme incelemesi: Hakim, kanıtları değerlendirerek evliliğin geçersizliğine dair bir karar verir.

Dava Açma Süresi Nedir?

Bu tür davalarda davayı açma süresi, geçerliliği etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Türk Medeni Kanunu’na göre mutlak butlan durumlarında herhangi bir süre sınırı bulunmamaktadır; bu tür davalar her zaman açılabilir. Evliliğin iptali davalarında nispi butlan durumlarında dava açma süresi, evliliğin iptal nedenine bağlı olarak değişiklik gösterir ve bazı hallerde bu süre 5 yıla kadar uzayabilir. Örneğin, Türk Medeni Kanunu’na göre, evlenme sırasında eşlerden birinin iradesi sakatlanmışsa (örneğin aldatma, korkutma veya yanılma nedeniyle evlenmişse) bu durumu öğrendiği veya tehdit sona erdiği tarihten itibaren 6 ay içinde dava açması gerekir. Ancak bu durumda dahi, evlenme tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı sona erer. Bu süre, ilgili kişinin hak kaybına uğramaması ve hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla sınırlanmıştır. Dolayısıyla bir evliliğin iptali için iddia edilen neden ne olursa olsun, olayın öğrenilmesinden itibaren kanunda belirtilen süreler içinde dava açılmalıdır.

Evlilik İptal Davası ve Boşanma Davası Arasındaki Farklar

Evliliğin iptali davası ile boşanma davası arasında önemli farklar bulunmaktadır:

  1. Hukuki sonuçları: İptal davası, evliliği baştan itibaren geçersiz kılarken, boşanma davası mevcut evliliği sona erdirir.
  2. Nedenleri: Evliliğin iptali, evlenme sırasında mevcut olan hukuki sakatlıklar nedeniyle açılır. Boşanma davası ise evlilik birliğinin sonradan çekilmez hale gelmesi üzerine açılır.
  3. Evlilik birliği: İptal davasında evlilik yok sayılır; boşanmada ise birliğin sona erdiği kabul edilir.

Bu gibi farklılıklar nedeniyle evliliğin iptali konusunda bir boşanma avukatı ile çalışmak, davanın doğru şekilde yürütülmesi için önemlidir.

Evliliğin İptali Sebepleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’na göre evliliğin iptali, mutlak butlan ve nispi butlan sebepleriyle açılabilir.

1- Mutlak butlan sebepleri:

  • Evlilik sırasında eşlerden birinin başka biriyle evli olması.
  • Taraflar arasında evlenme yasağı bulunan bir akrabalık ilişkisinin bulunması.
  • Eşlerden birinin sürekli ve kesin şekilde ayırt etme gücünden yoksun olması.

2- Nispi butlan sebepleri:

  • Evlenme iradesinin sakatlanması (örneğin, tehdit veya aldatma).
  • Akıl hastalığı gibi evlilik birliğini sürdüremeyecek bir durumun bulunması.

Evliliğin Geçersizliği Nedeniyle İptali Davasının Şartları

Evliliğin geçersizliği nedeniyle iptal davası açılabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Öncelikle evlilik sırasında kanunda belirtilen geçersizlik nedenlerinden birinin mevcut olması şarttır. Bu nedenler, mutlak veya nispi butlan durumlarına dayanabilir ve dava açılırken hukuki gerekçelerin net bir şekilde belirtilmesi gereklidir. İleri sürülen iddialar, somut delillerle desteklenmeli; tanık ifadeleri, belgeler ve diğer kanıtlar mahkemeye sunulmalıdır. Ayrıca dava açma süresine dikkat edilmesi büyük önem taşır. Dava, kanunda öngörülen süre sınırları içinde açılmalıdır. Tüm bu şartlar, mahkeme tarafından titizlikle incelenir ve karar bu değerlendirmeler ışığında verilir.

evlilik iptal

Evliliğin İptali Davası Yargıtay Kararları

Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, https://karararama.yargitay.gov.tr/ adresinden alınmıştır.

2. Hukuk Dairesi 2021/3642 E., 2021/5578 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

    DAVA TÜRÜ: Evliliğin İptali-Boşanma

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

    Davacı-davalı erkek evliliğin mutlak butlanla iptali olmadığı taktirde boşanma talep etmiş, davalı-davacı kadın asıl davaya verdiği cevapta davanın reddini savunmuş, herhangi bir talepte bulunmamış, erkek cevaba cevap vermemiş ve dilekçeler aşaması tamamlanmıştır. Davalı-davacı kadın ayrıca birleşen boşanma davası açmış ve bu davada maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece erkeğin davasının kabulüne evliliğin mutlak butlanla iptaline, kadının boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Bu kararın davalı-davacı kadın tarafından istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davası, boşanma davası açısından bekletici sorun oluşturacağından davalı-davacı kadının boşanmaya ilişkin birleşen davasına yönelik istinaf talebinin eldeki dosyadan tefrikine, buna ilişkin istinaf talebinin tefrik edilen dosya kapsamında incelenmesine karar verilmiş, davacı erkeğin evliliğin mutlak butlanla iptali davasının kabulüne yönelik kadının istinaf talebinin esastan reddine, yoksulluk nafakasına yönelik istinaf talebinin kabulü ile kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmiş, bu karar davacı erkek tarafından yoksulluk nafakasına yönelik temyiz edilmiştir. Davalı-davacı kadın birleşen boşanma davasında yoksulluk nafakası talep etmiştir. Erkeğin evliliği iptali davasında dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması ve sonrasında da davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Boşanma davası ve bu davaya yönelik istinaf talebi tefrik edildiğine göre bu durumda evliliğin iptali davasında davalı-davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru değildir. Taleple bağlılık ilkesine göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Bu nedenle davalı-davacı kadının evliliğin iptali davasında yoksulluk nafakası talebi bulunmadığı halde yazılı şekilde kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 01.07.2021 (Prş.)