Evlilik birliği içinde edinilen mallar, eşlerin ortak emeğiyle kazanılmış olsa da bazı durumlarda taraflardan biri, diğerine oranla daha fazla maddi katkıda bulunmuş olabilir. Bu durum, özellikle bir eşin kişisel mal varlığını kullanarak ortak konutun alımına katkı sağlaması gibi hallerde ortaya çıkar. Boşanma sürecinde, eşler arasında mal paylaşımı yapılırken, bu tür maddi katkılar dikkate alınmalı ve…

Türk İş Hukuku, çalışanların haklarını koruma amacıyla çeşitli düzenlemeler içermektedir. Bu düzenlemelerden biri de kadın işçilere tanınmış olan evlilik nedeniyle işten ayrılma hakkıdır. Bu hak sayesinde kadın işçiler, evlilik tarihinden itibaren belirli bir süre içerisinde işten ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanabilir. Bu nedenle evlilik nedeniyle işten ayrılma sürecinde hak kaybı yaşamamak adına detaylı bilgi almak…

Evlilik sözleşmesi evlenen çiftlerin mal varlıklarını ve mali haklarını evlilik sürecinde ve sonrasında nasıl yöneteceklerini belirleyen önemli bir hukuki belgedir. Eşler bu sözleşme ile boşanmada mal paylaşımı veya ölüm durumlarında mal paylaşımı konularını önceden kararlaştırarak olası anlaşmazlıkların önüne geçebilirler. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen sözleşme çiftlerin evlenmeden önce veya evlilik süresi içinde yapılabilir ve tarafların mal…

Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre iştirak nafakası, boşanma veya ayrılık durumunda velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlarına katkıda bulunmasını sağlamak amacıyla hükmedilen bir nafaka türüdür. Bu nafaka, çocuğun velayetini üstlenmeyen ebeveynin mali durumu dikkate alınarak belirlenir ve esas amacı, çocuğun yaşam standardını korumaktır. İştirak nafakası, boşanma davası sırasında…

Babalık davası, Türk Medeni Kanunu‘nun 301. maddesi kapsamında düzenlenmiş ve çocuğun nesebinin belirlenmesi için açılan hukuki bir davadır. Bu dava, evlilik dışında doğan bir çocuğun, biyolojik babasıyla arasındaki soybağı ilişkisinin mahkeme kararıyla tespit edilmesini amaçlar. Çocuğun doğumu ile babalık karinesi arasında bağ kurulamayan durumlarda babalık davası temel bir çözüm mekanizmasıdır. TMK madde 301 hem çocuğun…

Aile konutu şerhi, Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca aile birliğini koruma amacıyla oluşturulmuş bir güvence mekanizmasıdır. Bu şerh, aile konutunun satılması, devredilmesi veya rehin edilmesi gibi işlemlerin eşin rızası olmaksızın gerçekleştirilmesini engeller. Özellikle evlilik birliği devam ederken eşlerin mağduriyet yaşamaması için önemli bir hukuki düzenlemedir. Bu yazıda aile konutu şerhinin hukuki niteliğini, nasıl koyulacağını,…