
Miras hukuku, miras bırakanın vefatından sonra mirasçıların haklarının korunmasını ve terekedeki malların adil bir şekilde paylaşılmasını sağlayan hukuki düzenlemeleri içerir. Ancak miras paylaşımı sürecinde sıklıkla ihtilaflar yaşanabilir. Bu ihtilaflardan biri de miras sebebiyle istihkak davasıdır. Miras sebebiyle istihkak davası, mirasçılar veya üçüncü kişiler arasında mirasa konu olan malların mülkiyetinin belirlenmesi ve hakkın korunması amacıyla açılan bir dava türüdür. Bu yazıda bu davanın ne olduğu, nasıl açılacağı, davada ispat yükünün kime ait olduğu ve zamanaşımı süresi gibi konular detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Ayrıca emsal Yargıtay kararları ile konunun hukuki boyutları somut örneklerle açıklanacaktır.
Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nedir?
Miras sebebiyle istihkak davası, bir kişinin miras bırakanının malvarlığından hakkı olduğunu iddia eden bir kişinin, mirasın paylaşımı sırasında kendisine verilmeyen veya haksız şekilde başkasına verilen bir malı geri almak amacıyla açtığı davadır. Bu tür bir dava, miras paylaşımında hak sahipliği konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıktığında ve bir kişi, kendi payına düşen mal varlığının kendisine verilmediğini düşündüğünde açılabilir. İstihkak davası, miras hukukunda mirasçıların haklarını korumak ve mirasın doğru şekilde bölüşülmesini sağlamak için önemli bir yasal yoldur.
Miras Sebebiyle İstihkak Davasının Nitelikleri
Miras sebebiyle istihkak davası, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 640. maddesi ve devamında düzenlenen hükümlerle ilişkilidir. Bu davanın amacı, mirasçıların mirasa konu mallar üzerindeki haklarının korunmasıdır. Dava, ayni bir hakka dayanır ve talep konusu genellikle mülkiyet hakkının tespit edilmesidir. Bunun yanı sıra taşınmaz mallar söz konusu olduğunda tapu kaydının düzeltilmesi gibi talepler de bu dava kapsamında gündeme gelebilir.
Dava, mirasçılar arasında açılabileceği gibi mirasçı olmayan üçüncü kişilere karşı da açılabilir. Örneğin, bir mirasçının malları gizlediği veya üçüncü bir kişiye devrettiği durumlarda hak kaybını önlemek amacıyla bu davaya başvurulabilir.
Davada İspat Yükü
Türk Medeni Kanunu’na göre davada ispat yükü iddiayı ileri süren tarafa aittir. Davacı, mirasçı olduğunu ve dava konusu malların miras bırakanın terekesine ait olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. İspat için nüfus kayıtları, vasiyetname, tapu kayıtları, banka dekontları gibi belgeler kullanılabilir.
Özellikle mirasçılar arasında anlaşmazlık durumunda terekeye ilişkin ayrıntılı belgelerin mahkemeye sunulması büyük önem taşır. Mahkeme, gerekirse bilirkişi incelemesine başvurarak malların terekeye ait olup olmadığını araştırır.
Miras Sebebiyle İstihkak Davası Zamanaşımı
Miras sebebiyle istihkak davasında zamanaşımı süresi Türk Medeni Kanunu’nun genel hükümlerine tabidir. Zamanaşımı süresi, hakkın ihlale uğradığı tarihten itibaren 10 yıl olarak belirlenmiştir. Ancak terekeye ilişkin hakların sürekli bir şekilde ihlale uğraması durumunda, her bir ihlal yeni bir zamanaşımı süresi başlatabilir.
Eğer davacı taraf terekenin paylaşımı esnasında hakkının ihlal edildiğini fark etmez ve buna itirazda bulunmazsa zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açma hakkını kaybedebilir. Bu nedenle tereke paylaşımında dikkatli bir inceleme yapılması önemlidir.
Adi İstihkak Davası ile Miras Sebebiyle İstihkak Davasının Farkı
Adi istihkak davası, zilyetliği haksız olarak elde eden kişiye karşı açılan genel bir dava türüdür. Miras sebebiyle istihkak davası ise sadece miras hukuku çerçevesinde, terekeye konu olan mallar için açılır. Adi istihkak davasında, dava konusu malın mülkiyetinin tespiti amaçlanırken, miras sebebiyle istihkak davasında bu durum terekeye dayalı hak iddiaları çerçevesinde değerlendirilir.
Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nasıl Açılır?
Bu dava türü, miras bırakanın son ikametgahının bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Davanın açılması için hazırlanan dilekçede şu bilgiler yer almalıdır:
- Davacının kimlik bilgileri ve mirasçı sıfatını kanıtlayan belgeler.
- Dava konusu malların tanımı (örneğin, taşınmazın tapu bilgileri).
- Davanın hukuki dayanağı (TMK maddeleri).
- Talep (malın teslimi, mülkiyetin tespiti vb.).
Dilekçenin dikkatli bir şekilde hazırlanması ve delillerin eklenmesi dava sürecinin hızlanmasına yardımcı olur. Eksik veya yetersiz bir dilekçe, davanın reddedilmesine neden olabilir bu yüzden miras hukuku ile ilgilenen bir avukattan destek alınması bu süreçte önem arz eder.
Miras Sebebiyle İstihkak Davası Dilekçe Örneği
……………… ( ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVA KONUSU: Miras sebebiyle istihkak talebine ilişkindir.
AÇIKLAMALAR:
…….. ili, ……… ilçesi, ……… cilt, ….. hane, …… sıra numarasında nüfus kaydı bulunan ve tarafların babası olan muris ……………… tarihinde vefat etmiştir.
Müteveffa, müvekkil davacı lehine …………….. tarihli vasiyetnamesinde, tapunun …… ada, …….. parsel numarasında kayıtlı taşınmazını bırakmıştır.
Ancak davalılar, bu vasiyetten haberdar olmalarına rağmen söz konusu taşınmazın mülkiyetini devretmekten kaçınmakta ve zilyetliği ellerinde tutmaya devam etmektedirler.
Müvekkilin haklarına kavuşabilmesi için bu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir. Bununla birlikte, taşınmazın devrinin engellenmesini teminen tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep ediyoruz.
HUKUKİ NEDENLER: Türk Medeni Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili diğer mevzuat.
DELİLLER: Tapu kayıtları, vasiyetnamenin bir örneği ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE TALEP :
Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda;
- Dava konusu taşınmazın (…… ada, …….. parsel) mülkiyetinin davacıya devrine,
- Taşınmazın devrinin engellenmesi adına tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
……../……./……
Davacı Vekili

Miras Sebebiyle İstihkak Davası Yargıtay Kararları
Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, https://karararama.yargitay.gov.tr/ adresinden alınmıştır.
14. Hukuk Dairesi 2016/1176 E., 2016/7453 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2014 ve 05.06.2014 gününde verilen dilekçeler ile miras sebebiyle istihkak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 13.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
-KA R A R-
Dava, mirasta istihkak isteğine ilişkindir.
Davacılar, dava ve birleştirilen davada ortak murislerine ait olan taşınmazın kamulaştırıldığını, ancak murisin kamulaştırma bedeli ödenmeden vefat ettiğini, kamulaştırma bedelinin davalının banka hesabına yattığını, terekeye dahil olması gereken paranın davalı tarafından alınarak davacılara hisselerine düşen miktarın verilmediğini belirterek, mirasçılık belgesi uyarınca hisselerine düşen miktarın davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, murisin kendisine baktığı için kamulaştırma bedelini davalıya hibe ettiği kanaati edinildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Miras açılınca, mirasçılar onun tamamına sahip olurlar, kanunda açıkça yazılı haller müstesna olmak üzere, müteveffanın alacakları ve bilcümle hakları ve zilyed bulunduğu malları, mirasçılarına intikal eder (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 599). Mirasçı birden ziyade ise, terekedeki haklar ve borçlar taksime kadar müşa kalır. Tereke mirasçıların mülkü olup, mukavele veya kanun ile muayyen temsil ve idare hakları mahfuz kalmak üzere mirasçılar, bunda müştereken tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin talebi üzerine hakim, taksimin icrasına kadar miras şirketine bir mümessil tayin edebilir (TKM m. 581).
Terekeye veya bir kısmına vazıyet edenlere karşı kanuni veya mansup mirasçı sıfatı ile üstün bir hakka sahip olduğunu iddia eden kimse, miras sebebi ile istihkak davasında bulunabilir. Hakim davacının talebi üzerine hakkının muhafazası için iktiza eden tedbirleri ittihaz eyler. Bu tedbirler, teminat itası veya tapu kaydine şerh verilmesi gibi şeylerdir (TKM m. 577).
Terekeye veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa açılan dava adi istihkak davası olarak adlandırılmaktadır. Adi istihkak davasında miras sebebiyle istihkak davasından farklı olarak mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığı gibi mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlık da mevcut değildir. Mirasçıların istihkak davası açması her zaman imkan dahilindedir.
Somut olayda; davacılar yasal mirasçı olduklarından ve mirasçılık sıfatlarına yönelik bir itiraz bulunmadığından 4721 sayılı TMK 637. maddesinde belirtilen hükümlerinin bu davada uygulanması mümkün değildir. Mirasçıların üstün hak iddiası bulunmadığından dava (adi) istihkak istemine ilişkindir.
Kamulaştırma bedelinin mirasbırakan tarafından mirasçısı olan davalıya sağlararası karşılıksız kazandırma ile verildiği davalı tarafından ispatlanamadığından mirasta denkleştirme de söz konusu değildir.
Davacılar ile davalı, muris …’nın mirasçılarıdır. … adına kayıtlı 2848 parsel sayılı taşınmazın tamamı 05.11.2013 tarihinde …Tapu Müdürlüğü’nde murise vekaleten davalı … tarafından kamulaştırma yoluyla Karayolları Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş, muris … 25.11.2013 tarihinde vefat etmiş, kamulaştırma bedeli ise davalı …’ın Türkiye … Bankası’nın Saruhanlı Şubesi nezdindeki hesabına 03.12.2013 tarihinde yatırılmıştır. Davacılar ve davalı mirasçılık belgesine göre mirasbırakanın mirasçıları olduklarına göre davacıların miras payları oranında kamulaştırma bedelinin istihkakını isteyebilirler. Mahkemece, belirtilen husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Berre Olcay, 2015-2020 yılları arasında Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hukuk Lisans eğitimini tamamlamıştır. 2018-2019 yılları arasında İstanbul Barosu tarafından düzenlenen Yasal İngilizce ve Terminoloji Sertifika Programı’na katılarak, yedi ay süren eğitim sonunda sertifikasını almıştır. 2016 yılında İrlanda’da bulunan EF Executive Language Institute’da İngilizce dil yeteneklerini geliştirmiş ve C1 seviyesinde İngilizce sertifikası almıştır. İstanbul ve Bursa’da faaliyet gösteren Berre Olcay hem yerli hem de yabancı müvekkillere yönelik kapsamlı çözümler sunmaktadır.