
Evlilik, tarafların karşılıklı sevgi, saygı ve sadakat ile sürdürdüğü bir yaşam birliğidir. Ancak bazı durumlarda eşler arasındaki anlaşmazlıklar ve uyumsuzluklar, evlilik birliğinin sürdürülemez bir hale gelmesine yol açabilir. Türk Medeni Kanunu‘nda yer alan “şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma” sebebi, bu tür durumlarda başvurulan yasal bir çözüm yoludur. Özellikle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve eşlerin ortak yaşamı sürdürmesinin beklenemeyeceği hallerde, taraflar boşanma talebinde bulunabilir. Bu yazıda şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası ile ilgili detaylı bilgiler sunulacak ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlar açıklanacaktır.
Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun bu maddesi, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve tarafların ortak yaşamı sürdürmesinin imkânsız hale geldiğini öngörmektedir. Bu tür boşanma davaları, “genel boşanma sebepleri” arasında yer almakta olup, eşler arasındaki her türlü uyumsuzluk, şiddet, ilgisizlik, sadakatsizlik ya da diğer anlaşmazlıklar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Mahkeme, boşanma talebini değerlendirirken evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olayları ve tarafların bu süreçteki kusurlarını inceler. Özellikle kusurun tespiti ve olayların evlilik birliğini nasıl etkilediği, davanın sonucunu belirleyen en önemli unsurlardır. Bu noktada şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında hukuki destek almak, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Bu konuda deneyimli bir boşanma avukatı, taraflara yol gösterebilir.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Şartları
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarının yasal dayanağını oluşturur. Bu maddeye göre, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabul edilebilmesi için bazı şartların bir arada bulunması gerekir.
1. Evlilik Birliğinin Sarsılmasına Yol Açan Olayların Varlığı
Evlilik birliğini temelinden sarsan olaylar, tarafların evlilik sürecinde karşılaştığı sorunlar ve bu sorunların evlilik ilişkisini nasıl etkilediği ile ilgilidir. Bu olaylar genellikle şunları kapsar:
- Sürekli tartışmalar ve uyumsuzluk,
- Güvensizlik veya sadakatsizlik,
- Fiziksel ya da psikolojik şiddet,
- İlgisizlik ya da duygusal soğukluk,
- Aile bireylerinden kaynaklanan problemler.
Bu tür durumlar, evlilik birliğinin ortak bir yaşam alanı olmaktan çıkmasına ve eşler arasında derin çatışmalara neden olabilir.
2. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsıldığının Tespiti
Mahkeme, olayların evlilik birliğini sarsıp sarsmadığını değerlendirirken, tarafların birlikte yaşama iradesini ve evlilikten doğan yükümlülükleri yerine getirip getiremediğini inceler. Özellikle tarafların birbirine olan saygısı, sevgi bağlarının zedelenip zedelenmediği ve bir arada yaşamanın devam ettirilebilirliği mahkemenin kararında belirleyici rol oynar.
3. Ortak Yaşamın Beklenemez Hale Gelmesi
Evlilik birliğinin sarsılmasının yanı sıra eşlerin artık bir arada yaşamalarının beklenemeyecek bir hale gelmesi de gereklidir. Mahkeme, davayı değerlendirirken, olayların ağırlığını ve taraflar üzerindeki etkisini dikkate alır. Örneğin; sürekli hakaret, aldatma ya da şiddet gibi ciddi vakalarda, ortak yaşamın devamı genellikle mümkün görülmez.
4. Davanın Kusur Unsuru
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında, tarafların kusur durumu büyük önem taşır. Hakim, davalı ve davacı tarafın davranışlarını inceler ve evlilik birliğini sarsan olaylarda kimin ne ölçüde kusurlu olduğunu tespit eder. Ancak davacı tarafın tamamen kusurlu olduğu hallerde mahkeme boşanma kararı vermeyebilir.
Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasında Kusur
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında kusur unsuru oldukça önemli bir yer tutar. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma kararının verilebilmesi için taraflardan birinin ya da her ikisinin de evlilik birliğini temelinden sarsan olaylarda kusurlu davranışlarının bulunması gerekmektedir. Mahkeme, tarafların davranışlarını inceleyerek kusurun ağırlığını ve boşanma sonucuna etkisini değerlendirir.
Kusur Kavramı ve Türleri
Kusur, tarafların evlilik birliğine uygun olmayan ve ortak yaşamı zedeleyen tutum ve davranışlarını ifade eder. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında sıkça rastlanan kusur durumları şunlardır:
- Sadakatsizlik: Eşlerden birinin aldatması, evlilik birliğini derinden sarsan başlıca sebeplerden biridir.
- Şiddet: Fiziksel, sözlü veya duygusal şiddet, tarafların bir arada yaşamalarını sürdürülemez hale getirir.
- Hakaret ve Küçük Düşürme: Eşlerden birinin sürekli hakaret etmesi ya da diğer eşin onurunu zedeleyici davranışlarda bulunması.
- Ailevi Sorumlulukların İhmali: Maddi ya da manevi destek sağlamamak, evlilik birliğinin gerekliliklerini yerine getirmemek.
- Bağımlılıklar: Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı gibi durumlar, evlilik birliğini olumsuz etkileyen önemli kusurlardandır.
Mahkemenin Kusur Tespiti
Hakim, taraflar için boşanmada kusur tespiti yaparken şu unsurlara dikkat eder:
- Deliller: Davacı ve davalı tarafın sunduğu tanık beyanları, mesajlar, görüntüler ve diğer belgeler, kusurun tespitinde rol oynar.
- Davranışların Evliliğe Etkisi: Mahkeme, her iki tarafın davranışlarının evlilik birliğini nasıl etkilediğini inceler. Örneğin, sürekli tartışmaların ve hakaretlerin tarafların ilişkisini sürdürülemez hale getirip getirmediğini değerlendirir.
- Kusur Derecesi: Tarafların kusur oranları boşanma sonucunu belirleyebilir. Örneğin, eşlerden birinin tamamen kusurlu olması durumunda, diğer eş boşanma davasını kazanabilir.
Kusurun Boşanma Kararına Etkisi
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan davalarda, mahkeme kusurun eşit ya da farklı ağırlıkta olmasına göre karar verir. Ancak şu durumlar da önem taşır:
- Eğer tamamen kusurlu taraf davayı açıyorsa boşanma talebi reddedilebilir.
- Taraflardan biri daha az kusurlu ya da kusursuz ise maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Şiddetli Geçimsizlik Nedenleri
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan nedenlerin tespiti önemlidir. Bu nedenler, genellikle eşler arasındaki iletişim problemlerinden veya bireysel davranışlardan kaynaklanır.
1- İletişim Problemleri
Eşler arasındaki sağlıklı iletişimin eksikliği, çoğu zaman şiddetli geçimsizliğin başlangıç noktasıdır. Sürekli tartışmalar, bir tarafın diğerini dinlememesi ya da karşılıklı anlayış eksikliği, evlilik birliğini derinden etkileyebilir. Özellikle uzun süreli iletişim kopuklukları, taraflar arasındaki bağı zayıflatır.
2- Sadakatsizlik
Eşlerden birinin sadakatsiz davranışları, evlilik birliğini temelinden sarsan en ciddi nedenlerden biridir. Sadakatsizlik, sadece fiziksel aldatmayı değil, duygusal bağ kurmayı veya güveni zedeleyen herhangi bir davranışı da kapsar.
3- Ekonomik Sorunlar ve Maddi Sıkıntılar
Maddi sıkıntılar, eşler arasında sürekli bir stres kaynağı haline gelerek, tartışmalara yol açabilir. Eşlerden birinin ekonomik sorumluluklarını yerine getirmemesi ya da maddi sorunları çözmede yetersiz kalması, şiddetli geçimsizliğin nedenlerinden biri olabilir.
4- Fiziksel ve Psikolojik Şiddet
Evlilik birliği içerisinde şiddet, ister fiziksel ister psikolojik olsun, tarafların bir arada yaşamasını sürdürülemez hale getirir. Hakaret, tehdit, aşağılama gibi davranışlar da psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilir ve boşanma sebebi olarak gösterilebilir.
5- Evlilik Dışı Etkiler
Aile bireylerinin evliliğe müdahalesi, tarafların evlilikte kendi kararlarını vermesini engelleyebilir. Özellikle kayınvalide veya diğer aile üyelerinin evlilik birliğini etkileyen baskıcı tavırları, şiddetli geçimsizliğe yol açabilir.
6- İlgisizlik ve Duygusal Soğukluk
Eşlerden birinin diğerine karşı ilgisiz davranması, evlilik ilişkisinde ciddi bir sorun yaratır. İlgisizlik, duygusal bağın zayıflamasına ve tarafların birbirinden uzaklaşmasına neden olabilir.
7- Bağımlılıklar ve Olumsuz Alışkanlıklar
Alkol, uyuşturucu ya da kumar bağımlılığı, eşler arasındaki güven ve saygıyı zedeler. Bu tür bağımlılıklar, maddi sorunlara ve evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet verebilir.
8- Cinsel Uyum Sorunları
Eşler arasında cinsel uyumun olmaması, uzun vadede evlilik birliğini olumsuz etkileyebilir. Bu durum genellikle iletişim eksikliği ya da karşılıklı anlayışın yetersiz olduğu durumlarda ortaya çıkar.
9- Ortak Hedeflerin Olmaması
Tarafların hayat hedefleri, değerleri ya da beklentileri arasındaki uyumsuzluk, zamanla evlilik birliğini zorlaştırabilir. Örneğin, bir eşin çocuk istemesi, diğerinin ise istememesi gibi konular, büyük sorunlara yol açabilir.
Boşanırken Mal Paylaşımı
Boşanma sürecinde taraflar arasında en çok anlaşmazlık yaşanan konulardan biri, mal paylaşımıdır. Türk Medeni Kanunu, evlilik birliği süresince edinilen malların paylaşımı konusunda tarafların haklarını ve yükümlülüklerini düzenler. Mal paylaşımı, eşler arasında yapılmış olan mal rejimine göre belirlenir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında da mal paylaşımı süreci, yasal düzenlemeler doğrultusunda gerçekleştirilir.
1- Mal Rejimi Türleri
Türk Medeni Kanunu’na göre, eşler arasında uygulanacak mal rejimi, tarafların evlilik sırasında veya sonrasında yaptıkları anlaşmalara dayanır. Taraflar herhangi bir anlaşma yapmamışsa, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Mal rejimi türleri şunlardır
- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi (Yasal Mal Rejimi): 2002 yılından sonra yapılan evliliklerde, aksi kararlaştırılmadıkça bu rejim uygulanır. Bu rejime göre, evlilik süresince eşlerin birlikte veya ayrı ayrı edindikleri mallar ortak kabul edilir ve boşanma durumunda eşit olarak paylaşılır.
- Mal Ayrılığı Rejimi: Tarafların tüm mal varlıkları birbirinden bağımsızdır. Her eş, kendi üzerine kayıtlı malların sahibi olarak kabul edilir.
- Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi: Taraflar, kendi mal varlıklarının sahibi olmakla birlikte, birlikte edindikleri malları paylaşır.
- Mal Ortaklığı Rejimi: Eşler, bütün mal varlıklarını ortak kabul eder ve boşanma durumunda bu varlıklar eşit olarak paylaşılır.
2- Edinilmiş ve Kişisel Mallar
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, boşanma sırasında malların hangi türden olduğunu belirlemek önemlidir.
- Edinilmiş Mallar: Evlilik süresince eşlerin çalışmaları sonucunda elde ettikleri gelirler, satın alınan taşınmazlar, tasarruflar ve sigorta alacakları gibi değerlerdir.
- Kişisel Mallar: Evlilik öncesi edinilmiş mal varlıkları, miras yoluyla kazanılan mallar ya da üçüncü kişilerden bağış olarak alınan mallar kişisel mal olarak kabul edilir.
3- Mal Paylaşımında Kusurun Etkisi
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında, kusur durumu mal paylaşımına doğrudan etki etmez. Mal rejimi hükümleri, tarafların kusur durumundan bağımsız olarak uygulanır. Ancak eşlerden biri diğerinin mal varlığına zarar vermişse (örneğin, ortak malları satmış veya tüketmişse) zarar gören taraf bunu delillerle ispat ederek tazminat talep edebilir.
4- Mal Paylaşımı Süreci
Boşanma davası sırasında, mal rejiminin tasfiyesi talep edilebilir. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler:
- Mal Tespiti: Tarafların hangi mallarının edinilmiş, hangilerinin kişisel olduğunu belirlemek için mahkemeye deliller sunması gerekir.
- Tasfiye ve Değerleme: Mahkeme, malların tasfiyesini yaparken, malların boşanma davası açıldığı tarihteki değerlerini esas alır.
- Ortak Malların Paylaşımı: Mahkeme, ortak malları tarafların paylarına göre böler.
Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası Açmanın Şartları
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve tarafların artık bir arada yaşamalarının beklenemeyeceğini tespit ettiği takdirde boşanma kararı verebilir. Bu süreçte davayı açacak kişinin belirli hukuki gereklilikleri sağlaması önemlidir. İşte bu davanın açılması için gereken şartlar:
1- Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması
Davanın temel şartı, evlilik birliğinin ciddi şekilde zarar görmüş olmasıdır. Şiddetli geçimsizlik, taraflar arasında süregelen anlaşmazlıklar, iletişim kopukluğu, sadakatsizlik veya şiddet gibi sebeplerle ortaya çıkabilir. Bu durumda mahkeme, evlilik birliğinin sürdürülmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirir.
2- Ortak Yaşamın Beklenemez Hale Gelmesi
Boşanma davasının kabul edilebilmesi için eşler arasındaki sorunların, tarafların bir arada yaşamalarını imkânsız hale getirmiş olması gereklidir. Mahkeme, bu durumu değerlendirmek için tarafların evlilikte yaşadıkları sorunları ve bu sorunların evliliği nasıl etkilediğini inceler.
3- Kusur Unsuru
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında, tarafların kusur durumları önemli bir yer tutar. Mahkeme, hangi tarafın evlilik birliğinin sarsılmasında ne ölçüde kusurlu olduğunu belirler. Ancak tamamen kusurlu olan tarafın dava açması durumunda dava reddedilebilir.
4- Delil ve Tanık Gösterimi
Boşanma davası açacak tarafın, evlilik birliğinin sarsıldığını somut delillerle desteklemesi gerekir. Bu deliller şunlar olabilir:
- Mesajlar, e-postalar veya yazışmalar,
- Fiziksel ya da psikolojik şiddeti kanıtlayan doktor raporları,
- Sadakatsizliği ispatlayan fotoğraflar veya kayıtlar,
- Mahkemede tanıklık yapacak kişiler.
5- Davanın Süresi
Türk hukukunda boşanma davalarının belirli bir süre sınırı yoktur. Ancak davanın hızlı bir şekilde sonuçlanabilmesi için delillerin zamanında sunulması ve dava dilekçesinin doğru hazırlanması gerekir.
6- Boşanma Dilekçesi Hazırlama
Dava sürecinde en önemli belgelerden biri boşanma dilekçesidir. Bu dilekçede tarafların evlilik birliğinin neden sarsıldığına ilişkin olaylar açık bir şekilde belirtilmelidir. Hukuki prosedürlere uygun şekilde hazırlanmış bir dilekçe, davanın başarısını doğrudan etkileyebilir.
Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmak, belirli hukuki prosedürlerin takip edilmesini gerektirir. Boşanma sürecinin hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerleyebilmesi için davanın doğru bir şekilde açılması kritik öneme sahiptir.
Dava Açmak için Gerekli Belgelerin Hazırlanması
Boşanma davası açmadan önce, davanın dayanaklarını oluşturacak belgelerin toplanması gerekir. Gerekli belgeler şunlardır:
- Boşanma Dilekçesi: Davanın temelini oluşturan ve neden boşanma talep edildiğini açıklayan hukuki bir metindir. Bu dilekçe, olayların açık bir şekilde sıralandığı, hukuki taleplerin belirtildiği ve delillerin sunulduğu şekilde hazırlanmalıdır.
- Nüfus Cüzdanı Fotokopisi: Davacıya ait kimlik bilgilerini içerir.
- Evlilik Cüzdanı Fotokopisi: Evliliğin resmiyetini kanıtlayan bir belgedir.
- Deliller ve Tanık Bilgileri: Boşanma gerekçesini destekleyen kanıtlar (mesajlar, fotoğraflar, raporlar vb.) ve tanıkların kimlik bilgileri hazırlanmalıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Belirlenmesi
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında görevli mahkeme, Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu davalar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Yetkili mahkeme ise:
- Tarafların son altı aydan beri birlikte ikamet ettikleri yer mahkemesi,
- Eğer taraflar ayrı yaşıyorsa davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
Davanın Açılması ve Harçların Ödenmesi
Dava açmak için hazırlanan dilekçe ve belgeler, görevli mahkemeye sunulur. Bu işlem sırasında başvuru harcı ve gider avansı gibi masraflar ödenir. Harçlar ve giderler dava türüne ve talep edilen işlemlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Mahkemeden Dava Süreci Başlatma
Mahkeme, sunulan dilekçeyi ve belgeleri inceleyerek davayı kabul eder. Dava sürecinin başlamasıyla birlikte mahkeme:
- Davalıya dava dilekçesini tebliğ eder ve savunma yapması için süre tanır,
- İlk duruşma tarihini belirler,
- Taraflardan eksik belge veya bilgi varsa bunların tamamlanmasını talep eder.
Dava Sürecinin Takibi
Davanın açılmasından sonra süreç şu şekilde devam eder:
- Ön İnceleme Aşaması: Mahkeme, tarafların dilekçelerini inceleyerek hangi hususlarda anlaşmazlık olduğunu belirler. Bu aşamada uzlaşma ihtimali değerlendirilebilir.
- Delil Toplama: Tarafların sunduğu deliller mahkeme tarafından değerlendirilir ve tanıklar dinlenir.
- Karar Aşaması: Mahkeme, dosyada yer alan bilgiler doğrultusunda boşanma talebini kabul ya da reddeder.
Hukuki Destek ve Avukat Desteği
Boşanma davalarının karmaşık hukuki süreçler içermesi nedeniyle tarafların bir boşanma avukatı desteği alması büyük önem taşır. Avukat, dava dilekçesinin hazırlanmasından delillerin sunulmasına kadar tüm aşamalarda taraflara profesyonel rehberlik sağlar.
Bu adımlar izlenerek, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılabilir. Sürecin hızlı ve etkili bir şekilde tamamlanabilmesi için hukuki prosedürlere uygun hareket etmek önemlidir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası Dilekçe Örneği
NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE
DAVACI:
[Davacının Adı ve Soyadı] – T.C. No: [Davacının T.C. Kimlik Numarası]
VEKİLİ:
[Davacı Vekilinin Adı ve Soyadı, Adresi, İletişim Bilgileri]
DAVALI:
[Davalının Adı ve Soyadı] – T.C. No: [Davalının T.C. Kimlik Numarası]
ADRES:
[Davalının Adresi]
KONU:
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebi.
AÇIKLAMALAR
- Müvekkilim [Davacının Adı ve Soyadı] ile davalı [Davalının Adı ve Soyadı], [Evlilik Tarihi] tarihinde resmi olarak evlenmiş olup, bu evlilikten çocukları bulunmamaktadır.
- Taraflar arasında uzun süredir devam eden ciddi uyumsuzluk ve anlaşmazlıklar, evlilik birliğini sürdürülemez hale getirmiştir. Davalının olumsuz tutumları ve taraflar arasındaki tahammülsüzlük nedeniyle, evlilik birliği temelinden sarsılmıştır.
- Sorunların çözülmesi için aile bireyleri ve yakın çevrenin desteğiyle yapılan tüm uzlaşma çabaları sonuçsuz kalmıştır. Müvekkilim, evliliğin devamı için gerekli çabayı göstermiş olmasına rağmen, taraflar arasındaki çatışmalar nedeniyle evlilik bağı artık fiilen sona ermiş durumdadır.
- Taraflar uzun süredir ayrı yaşamakta olup, bu durum evlilik birliğinin herhangi bir fayda sağlamadığını ve hukuken sona erdirilmesi gerektiğini göstermektedir.
DELİLLER
- Nüfus kayıt örnekleri,
- Tanık beyanları,
- Yazılı ve görsel iletişim kayıtları,
- Gerekli görülebilecek diğer deliller.
HUKUKİ SEBEPLER
- Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi,
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda, mahkemenizden aşağıdaki taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz:
- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına,
- Yargılama sürecinde davacı lehine uygun miktarda tedbir nafakasına karar verilmesine,
- Boşanma kararının kesinleşmesi sonrasında davacı lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesine,
- Talep edilmesi halinde, davacıya uğradığı maddi ve manevi zararlar için uygun miktarda tazminata hükmedilmesine,
- Dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
DAVACI VEKİLİ
[Adı ve Soyadı]
[İmza]
Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Yargıtay Kararları
Aşağıda yer alan Yargıtay kararı, https://karararama.yargitay.gov.tr/ adresinden alınmıştır.
2. Hukuk Dairesi 2009/7040 E., 2009/10607 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Germencik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ: 17.10.2007
NUMARASI: Esas no: 2006/544 Karar no: 2007/264
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-Dvalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-davalı koca terk nedenine (TMK.164), davalı-davacı kadın şiddetli geçimsizlik sebebine dayalı (TMK.166/1) boşanma davası açmıştır. Mahkemece “…şiddetli bir geçimsizlik olduğunun kanıtlanamadığı anlaşıldığından…” davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davacı-davalı kocanın davası terk nedenine dayalı olduğundan, delillerin bu çerçevede değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan hükmün yukarıda 2. bentte yazılı sebeple BOZULMASINA,temyize konu diğer hususların 1. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.06.2009 (Salı)

Berre Olcay, 2015-2020 yılları arasında Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hukuk Lisans eğitimini tamamlamıştır. 2018-2019 yılları arasında İstanbul Barosu tarafından düzenlenen Yasal İngilizce ve Terminoloji Sertifika Programı’na katılarak, yedi ay süren eğitim sonunda sertifikasını almıştır. 2016 yılında İrlanda’da bulunan EF Executive Language Institute’da İngilizce dil yeteneklerini geliştirmiş ve C1 seviyesinde İngilizce sertifikası almıştır. İstanbul ve Bursa’da faaliyet gösteren Berre Olcay hem yerli hem de yabancı müvekkillere yönelik kapsamlı çözümler sunmaktadır.