zinanın ispatı yargıtay kararları

Zina, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 161. maddesinde boşanma sebeplerinden biri olarak düzenlenmiş ve özel bir hukuki zemine oturtulmuştur. Kanun koyucu, zina durumunda davacı eşe aldatma sebebiyle boşanma davası açma hakkı tanımış, ancak bu iddianın hukuken geçerli delillerle ispatlanması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Zinanın ispatı, yalnızca boşanma sürecinin sonucunu değil, tarafların kişilik haklarını da doğrudan ilgilendirdiğinden bu süreçte sunulan delillerin niteliği ve yargılama usulü büyük bir titizlik gerektirir. Bu süreçte bir boşanma avukatı, müvekkilinin iddialarını destekleyecek delilleri hukuka uygun bir şekilde toplayarak mahkemeye sunma konusunda kritik bir rol oynar.

Yargıtay kararları, zina iddiasının ispatı konusunda içtihat birliği oluşturulmasında ve hukuki uygulamanın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle Yargıtay, bu tür davalarda delillerin değerlendirilmesi, zina eyleminin nasıl tanımlandığı ve mahkeme kararlarının gerekçelendirilmesi konularında rehber niteliğinde birçok karar vermiştir. Bu kararlar, davacı tarafın yükümlülüklerini, delillerin nasıl sunulması gerektiğini ve hangi tür delillerin geçerli kabul edildiğini detaylandırmaktadır.

Zinanın ispatı için doğrudan delillerin yanı sıra dolaylı deliller ve kuvvetli karineler de dikkate alınabilir. Örneğin; eşlerin bir arada uzun süre baş başa kalmaları, otel kayıtları, elektronik yazışmalar veya tanık beyanları, zina iddiasını destekleyen deliller arasında sayılabilir. Ancak bu tür delillerin mahkemede geçerli olabilmesi için hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş olması şarttır. Aksi halde delil hukuku ilkelerine aykırılık sebebiyle mahkeme tarafından dikkate alınmayacaktır. Bu yazımızda sizlere zinanın ispatı Yargıtay kararlarını sunacağız.

zinanın ispatı

Zinanın İspatı Yargıtay Kararları

Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, https://karararama.yargitay.gov.tr/ adresinden alınmıştır.

2. Hukuk Dairesi 2019/1357 E., 2019/6263 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Boşanma

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

    Davacı kadın tarafından özel boşanma sebeplerinden zina hukuki sebebine (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuksal sebebine dayanılarak boşanma isteminde bulunulmuş, mahkemece, TMK 161. madde kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı kadının zina eyleminden haberdar olduğu ve zina eylemini bilmesine rağmen evlilik birliğini devam ettirdiği, davacı kadının, davalı erkeğin eylemini affettiği ya da hoşgörü ile karşıladığı, bu nedenle erkeğe kusur yüklenemeyeceği, zina eyleminin temadi ettiğine dair bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, TMK 166/1 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede ise davacı kadının iddiasını ispatlar delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    Davalı erkeğin uzun süreden beri bir başka kadınla birlikte yaşadığı, aynı kadınla ilişkisinin halen devam ettiği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği yapılan soruşturma ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Zina eylemi devam ettiğine göre, hak düşürücü süre de geçmiş sayılmaz. Toplanan delillerden, davalı erkeğin zinasının temadi ettiği anlaşılmaktadır. O halde, davacı kadının özel boşanma sebeplerinden zina hukuki sebebine (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayanılarak açmış olduğu her iki davanın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.05.2019 (Pzt.)

    2. Hukuk Dairesi 2013/14728 E., 2013/22768 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

    DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

      Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-davacı (kadın) tarafından her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

      Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kocanın eylemlerinin zina olarak değerlendirilemeyeceği bu sebeple davalı-karşı davacı kadının zina (TMK md. 161) hukuki sebebine dayalı boşanma davasının ispat edilmiş sayılamayacağı; ancak terditli taleplerinde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı boşanma sebebinin gerçekleşmiş bulunmasına göre, davalı-davacı kadının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere sonucunda oybirliği, gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi. 03.10.2013 (Per.)

      2. Hukuk Dairesi 2012/16236 E., 2013/2599 K.

      “İçtihat Metni”

      MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

      DAVA TÜRÜ: Boşanma

        Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

        Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davanın zina hukuki sebebine dayalı (TMK. Mad.161) olup, isnat edilen zina eyleminin ispat edilememesi sebebiyle sonucu itibariyle doğru olan ret hükmünün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.31.01.2013 (Prş.)

        2. Hukuk Dairesi 2014/26024 E., 2014/25970 K.

        “İçtihat Metni”

        MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Aile Mahkemesi

        TARİHİ: 27.06.2013

        NUMARASI: Esas no:2013/141 Karar no:2013/500

          Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

          1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı (koca)’nın altı adet bileziğin davacıya aynen iadesine yönelik karara ilişkin temyiz itirazları yersizdir.

          2-Davacı (kadın), dava dilekçesinde münhasıran zina sebebine dayalı olarak (TMK md. 161) boşanma davası açmış, mahkemece, tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiştir. Dava, münhasıran zina sebebine dayalı olduğuna göre, delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

          3-Davacı (kadın) dava dilekçesinde altı adet bilezik ile 18 çeyrek altının eşi tarafından zorla elinden alındığını belirterek, bu ziynet eşyalarının tarafına iadesini talep etmiş, mahkemece, talebin tamamı kabul edilmiştir. İspat yükü kendisinde bulunan davacı 18 çeyrek altının eşi tarafından elinden alındığını ispat edememiştir. Bu durumda 18 çeyrek altın yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.

          SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre boşanma davasının fer’ilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18.12.2014 (Prş.)